Sepetim 0

Ahlak Oyunları 1540 - 1541 Osmanlı'da Ayntab Mahkemesi ve Toplumsal Cinsiyet

Ahlak Oyunları 1540 - 1541 Osmanlı'da Ayntab Mahkemesi ve Toplumsal Ci
Barkod 
:
 9789753331944
Boyut 
:
 13.50x20.00
Sayfa Sayısı 
:
 576
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe

Kitap Hakkında

Muhteşem Süleyman, devraldığı mirasla hem bir Fatih, hem bir Yavuz olmakla kalmaz, Osmanlı'nın hukukunu şeriat, kanunnameler ve yöresel görenekler ışığında hızla sistemleştirerek "Kanuni" olur. 1540-1541 yılı, Osmanlı'nın hem batıda hem doğuda ele geçirilen her yeni yerle, "iyi korunmuş memleketler"e bir yenisini eklediği dönemde önemli bir andır... Leslie Peirce, Ayntab Mahkemesi'nin bir yılma ait tutanaklarını ele aldığı araştırmasıyla, "dik kafalı ve kendine yeter bir yörenin" henüz oluşum sürecindeki Osmanlı hukuk sistemiyle, nasıl da birdenbire bütünleşebildiğini gözler önüne seriyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun, ister bey ister sultan olsun ayrım gözetmeksizin kılıcının acımasız olduğu adalet anlayışı; "sıradan insan"a gelince nasıl da bir hak tanıdığa, bir gönül yapma işine dönüşüyor.
(Arka Kapak'tan)

Ahlak Oyunları 1540 - 1541 Osmanlı'da Ayntab Mahkemesi ve Toplumsal Cinsiyet
Ahlak Oyunları 1540 - 1541 Osmanlı'da Ayntab Mahkemesi ve Toplumsal Cinsiyet
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
33.34

Muhteşem Süleyman, devraldığı mirasla hem bir Fatih, hem bir Yavuz olmakla kalmaz, Osmanlı'nın hukukunu şeriat, kanunnameler ve yöresel görenekler ışığında hızla sistemleştirerek "Kanuni" olur. 1540-1541 yılı, Osmanlı'nın hem batıda hem doğuda ele geçirilen her yeni yerle, "iyi korunmuş memleketler"e bir yenisini eklediği dönemde önemli bir andır... Leslie Peirce, Ayntab Mahkemesi'nin bir yılma ait tutanaklarını ele aldığı araştırmasıyla, "dik kafalı ve kendine yeter bir yörenin" henüz oluşum sürecindeki Osmanlı hukuk sistemiyle, nasıl da birdenbire bütünleşebildiğini gözler önüne seriyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun, ister bey ister sultan olsun ayrım gözetmeksizin kılıcının acımasız olduğu adalet anlayışı; "sıradan insan"a gelince nasıl da bir hak tanıdığa, bir gönül yapma işine dönüşüyor.
(Arka Kapak'tan)

Kapat