Sepetim 0

Ayasofya'nın Gözyaşları

Ayasofya'nın Gözyaşları - %22 indirimli  - İlhan Kurt - 3 Çivi Yayınev
Yazar: İlhan Kurt
Yayınevi: 3 Çivi Yayınevi
Barkod 
:
 9786054956067
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 200
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2015-12
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
18,00

Stok adedi: 10000
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Esaret altında bir şehir,

Gülhane Parkı'ndan yola çıkıp Alemdar Caddesi'nden yukarıya doğru sert ve hızlı adımlarla yürüyen bir Fransız taburu At Meydanı'na varınca Ayasofya Camisi'nin avlusuna açılan kapıya doğru yöneldi. Kapının önüne gelince sert bir emirle durdu. Fransız komutan kararlı bir ses tonu ile kapıda nöbet tutan askere seslendi:

Acele burayı boşaltmalısınız alınan karar doğrultusunda bu kiliseye biz yerleşeceğiz

Mefkuresini her şeyin üstünde tutan bir imam Ömer Hoca:

Esaret altındaki Ayasofya'nın Sultanahmet'in duvarlarında yankılanan inlemeleri dağlar yüreğimi. Ayasofya'nın gözyaşları dökülür kalbimin orta yerine. Minarelerin hıçkırıkları yüreğimi dağlar. Diz çöker orada dakikalarca ağlarım onlarla beraber, ağlamayı unutmuş milletimin yerine.

Aşkı ile idealleri arasında sıkışan bir genç Yasin,

"Seni tanıyalı yönüm, yolum şaştı. Seni tanıyalı günüm, gecem karıştı. Seni tanıyalı rüyam ile hülyam çatıştı. Ekmeğime ballı zehir karıştı. Ölümle canlılık iç içe geçti bende. Bedenim yaşarken ruhum öldü sanki. Ah be yangın! Yok muydu tutuşturacak onca yat, kat ve konak geldin de bu viraneyi tutuşturdun? Ah be aşk yok muydu ki yıkacak onca dertsiz ve gamsız gönül vardın bu aşiyanı yıktın!”

Ayasofya'nın Gözyaşları
Ayasofya'nın Gözyaşları
3 Çivi Yayınevi
14.04

Esaret altında bir şehir,

Gülhane Parkı'ndan yola çıkıp Alemdar Caddesi'nden yukarıya doğru sert ve hızlı adımlarla yürüyen bir Fransız taburu At Meydanı'na varınca Ayasofya Camisi'nin avlusuna açılan kapıya doğru yöneldi. Kapının önüne gelince sert bir emirle durdu. Fransız komutan kararlı bir ses tonu ile kapıda nöbet tutan askere seslendi:

Acele burayı boşaltmalısınız alınan karar doğrultusunda bu kiliseye biz yerleşeceğiz

Mefkuresini her şeyin üstünde tutan bir imam Ömer Hoca:

Esaret altındaki Ayasofya'nın Sultanahmet'in duvarlarında yankılanan inlemeleri dağlar yüreğimi. Ayasofya'nın gözyaşları dökülür kalbimin orta yerine. Minarelerin hıçkırıkları yüreğimi dağlar. Diz çöker orada dakikalarca ağlarım onlarla beraber, ağlamayı unutmuş milletimin yerine.

Aşkı ile idealleri arasında sıkışan bir genç Yasin,

"Seni tanıyalı yönüm, yolum şaştı. Seni tanıyalı günüm, gecem karıştı. Seni tanıyalı rüyam ile hülyam çatıştı. Ekmeğime ballı zehir karıştı. Ölümle canlılık iç içe geçti bende. Bedenim yaşarken ruhum öldü sanki. Ah be yangın! Yok muydu tutuşturacak onca yat, kat ve konak geldin de bu viraneyi tutuşturdun? Ah be aşk yok muydu ki yıkacak onca dertsiz ve gamsız gönül vardın bu aşiyanı yıktın!”

Kapat