Sepetim 0

Beng ü Bade

Beng ü Bade - %30 indirimli  - Fuzuli - Ötüken Neşriyat  - Edebiyat -
Yazar: Fuzuli
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Barkod 
:
 9786051553825
Boyut 
:
 14.00x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 127
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 3
Basım Tarihi 
:
 2019-09
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
24,00

Stok adedi: 0
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Beng ü Bade, Fuzuli'nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi. Mesne­vi sözünden umumiyetle Mevlana'nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi, doğu edebiyat mecrasının nazım türlerinden biri. Fuzuli'nin Beng'i (Esrar) ve Bade'yi (Şarap) kişileştirerek, kendileri ve birbirleri hakkında konuşturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür alemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı. Okuyucu, Beng ü Bade'de, bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin, gayet müşahhas maceralarında onlara yarenlik edecek. Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze'yi, kahır ateşinde ya­nan Kebab'ı ve daha nicelerini tanıyacak. Onları tanırken de belki sık sık “…evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza, zaten mayasının bozukluğundan belliydi…” diyerek sırla­ra vakıf olacak. Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla, bizim için başka bir alemden, şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece­ğiz. Gidip de toplayana aşk olsun, ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helal olsun.

Beng ü Bade
Beng ü Bade
Ötüken Neşriyat
16.80

Beng ü Bade, Fuzuli'nin 444 beyitlik bir kısa mesnevisi. Mesne­vi sözünden umumiyetle Mevlana'nın eseri akla gelmekle beraber esasen mesnevi, doğu edebiyat mecrasının nazım türlerinden biri. Fuzuli'nin Beng'i (Esrar) ve Bade'yi (Şarap) kişileştirerek, kendileri ve birbirleri hakkında konuşturduğu bu küçük mesnevisini daha önce Bal Kaşığım kitabıyla tefekkür alemine yelken açan Murat Kaymaz Dresden nüshasından hazırladı. Okuyucu, Beng ü Bade'de, bu ikisi dışında pek çok mücerret karakterin, gayet müşahhas maceralarında onlara yarenlik edecek. Şarabın hizmetinden asla geri durmayan Meze'yi, kahır ateşinde ya­nan Kebab'ı ve daha nicelerini tanıyacak. Onları tanırken de belki sık sık “…evet Şarap tam da kendinden bekleneni yaptı yahut vay hain Boza, zaten mayasının bozukluğundan belliydi…” diyerek sırla­ra vakıf olacak. Ve bütün bunları ancak şairin dehasıyla, bizim için başka bir alemden, şiirin ülkesinden devşirmesiyle bilece­ğiz. Gidip de toplayana aşk olsun, ama gidemeyen için de çerçinin küfesinde taşıdığı yemiş helal olsun.

Kapat