Sepetim 0

Bir Ekonomizm EleştirisiTürkiye'de Kalkınma Fikri

Bir Ekonomizm Eleştirisi Türkiye'de Kalkınma Fikri - %20 indirimli  -
Barkod 
:
 9786058533318
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 269
Basım Yeri 
:
 Ankara
Baskı 
:
 2
Basım Tarihi 
:
 2014-04
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
20,37

Stok adedi: 34
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Kalkınmaya inanmak; önemli ölçüde nicel olana, rakama, ölçülebilene, rakamın yarattığı tartışılması bile abest gerçekliğe ve bu gerçekliği ölçen-biçen yüce iktisat bilimine inanmaktır. Çünkü kalkınmanın en son tahlilde sonsuz, sınırsız, nicel bir yanılma, artma halini işaret ettiği pekala düşünülebilir. Bu bağlamda, kalkınma inancını sorgulamak, insanlığın önüne herzaman "çok" ve "daha çok"tan başka bir hedef koyamamış olan, anlamsız ancak bir o kadar yıkıcı bir toplum projesini sorgulamaktadır. Dolayısıyla gerçekte kalkınma kavramının kaçamak bir şekilde sorduğu (veya soruyor gibi yaptığı) ve her defasında ısrarla yanıtının aranması gereken soru, insanlığın önüne serdiği ufka ilişkindir. Bu sorgulamayı yapabilmek, ekonomizmin tahakkümünden kurtulabilmenin ve insana, doğaya ve topluma ilişkin fikri filizlenmelerin boyunu uzatabilmenin ön koşuludur. Bir alan araştırmasından beslenen elinizdeki çalışma, bu sorgulamayı Türkiye'deki kalkınma algılamaları üzerinden gerçekleştirme çabasındadır. Ekonomizmin 'daha daha' tahakkümüne, nicel fetişizminin zihinleri ve pratikleri esir alışına ilişkin bir Türkiye sorgulamasıdır.

Bir Ekonomizm Eleştirisi
Bir Ekonomizm Eleştirisi Türkiye'de Kalkınma Fikri
Heretik Yayıncılık
16.30

Kalkınmaya inanmak; önemli ölçüde nicel olana, rakama, ölçülebilene, rakamın yarattığı tartışılması bile abest gerçekliğe ve bu gerçekliği ölçen-biçen yüce iktisat bilimine inanmaktır. Çünkü kalkınmanın en son tahlilde sonsuz, sınırsız, nicel bir yanılma, artma halini işaret ettiği pekala düşünülebilir. Bu bağlamda, kalkınma inancını sorgulamak, insanlığın önüne herzaman "çok" ve "daha çok"tan başka bir hedef koyamamış olan, anlamsız ancak bir o kadar yıkıcı bir toplum projesini sorgulamaktadır. Dolayısıyla gerçekte kalkınma kavramının kaçamak bir şekilde sorduğu (veya soruyor gibi yaptığı) ve her defasında ısrarla yanıtının aranması gereken soru, insanlığın önüne serdiği ufka ilişkindir. Bu sorgulamayı yapabilmek, ekonomizmin tahakkümünden kurtulabilmenin ve insana, doğaya ve topluma ilişkin fikri filizlenmelerin boyunu uzatabilmenin ön koşuludur. Bir alan araştırmasından beslenen elinizdeki çalışma, bu sorgulamayı Türkiye'deki kalkınma algılamaları üzerinden gerçekleştirme çabasındadır. Ekonomizmin 'daha daha' tahakkümüne, nicel fetişizminin zihinleri ve pratikleri esir alışına ilişkin bir Türkiye sorgulamasıdır.

Kapat