Sepetim 0

Cemile: Çarkın Kırıla Felek

Cemile: Çarkın Kırıla Felek Birsen İnal
Yazar: Birsen İnal
Yayınevi: Lis Basın Yayın
Barkod 
:
 9786058140776
Boyut 
:
 13.00x19.50
Sayfa Sayısı 
:
 201
Basım Yeri 
:
 Diyarbakır
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2018-08
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
22,22

Stok adedi: 28
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

İster mutlu, huzurlu, güzel bir hayat; ister mutsuz, sıkıntılı, kezzaplı bir hayat; bir zaman sonra bizim için bildik, ezberlenmiş, hatta tüm ihtişamına rağmen kendini tekrarlar durur. Gün gelir ihtişam bile boğar insanı. Mutluluklar yerini mutsuzluklara bırakır, hiç beklenmedik misafir gibi gelir başköşede çöreklenir. Hayat, bulanık bir sergüzeşte dönüşür. Elimizde eskimiş, parlaklığını yitirmiş bir zaman parçası kaldığını düşündüğümüz bir anda, duvarda asılı duran siyah-beyaz bir fotoğrafa gözümüz takılır kalır. Çerçeveden içeri duvar çatlağından mağara karanlıklarına sızan bir demet ışık huzmesi gibi dalar gideriz... Canlanıverir gözlerimizde ölümsüz bir an -o an/ı- ki bütün bir hayat boyu unutulmaz, anımsandıkça burnumuzun direği sızlar. Genzimizden soluk borumuza, bronşlarımızdan ciğerlerimize dek duman yutmuşçasına yanık bir acı kaplar içimizi...

Ve “Çarxın kırıla felek, öyle bir çarx çevirdin ki başımıza; 100 yıl geçse de anlatılacak, nenelerimizin hêkatlarî.” diyerek bitiremeyiz ne anıları ne de anlatıları…

Cemile: Çarkın Kırıla Felek
Cemile: Çarkın Kırıla Felek
Lis Basın Yayın
17.78

İster mutlu, huzurlu, güzel bir hayat; ister mutsuz, sıkıntılı, kezzaplı bir hayat; bir zaman sonra bizim için bildik, ezberlenmiş, hatta tüm ihtişamına rağmen kendini tekrarlar durur. Gün gelir ihtişam bile boğar insanı. Mutluluklar yerini mutsuzluklara bırakır, hiç beklenmedik misafir gibi gelir başköşede çöreklenir. Hayat, bulanık bir sergüzeşte dönüşür. Elimizde eskimiş, parlaklığını yitirmiş bir zaman parçası kaldığını düşündüğümüz bir anda, duvarda asılı duran siyah-beyaz bir fotoğrafa gözümüz takılır kalır. Çerçeveden içeri duvar çatlağından mağara karanlıklarına sızan bir demet ışık huzmesi gibi dalar gideriz... Canlanıverir gözlerimizde ölümsüz bir an -o an/ı- ki bütün bir hayat boyu unutulmaz, anımsandıkça burnumuzun direği sızlar. Genzimizden soluk borumuza, bronşlarımızdan ciğerlerimize dek duman yutmuşçasına yanık bir acı kaplar içimizi...

Ve “Çarxın kırıla felek, öyle bir çarx çevirdin ki başımıza; 100 yıl geçse de anlatılacak, nenelerimizin hêkatlarî.” diyerek bitiremeyiz ne anıları ne de anlatıları…

Kapat