Sepetim 0

Dendil

Dendil, Gulam Hüseyin Saedi
Barkod 
:
 9789750844812
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 80
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-05
Çeviren 
:
 Farhad Eivazi
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
10,00

Stok adedi: 18
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Top ve Bayel Ağıtçıları'yla okurun gönlünü fetheden Gulam Hüseyin Sâedi'den sıra dışı olayları, samimi ve sarsıcı bir üslupla anlatan, zihinlerde iz bırakacak bir eser.

Dendil'de birbirinden etkileyici dört hikâye yer alıyor: Dino Buzzati'nin Tatar Çölü'yle adeta akrabalık taşıyan “Şifa Mahalli”, riyakâr aile ilişkilerine neşter atan “Yangın”, traji komik bir durumu kara mizah üslubuyla işleyen “Keykavus, Kel ve Ben” ve kitaba adını veren ilk hikâye; Sâedi'nin İran edebiyatında temsilcisi olduğu büyülü gerçekçiliğin örneklerinden “Dendil”.

“Tamara kuaföre gitmiş, kirpiklerini yeşil yaptırmıştı. Dalgalı saçlarının ortasına büyük bir gül tutturulmuştu. Ayağında bağcıklı ve topuklu ayakkabıları, üstünde askılı kırmızı bir bluz vardı; telaşlıydı. Manasızca odada yürüyor, durmadan gramofondaki plağı değiştiriyordu. Gidip gelip aynanın önünde duruyor, kendine bakıyor, dudaklarının ve gözlerinin kenarını mendille temizliyordu.”

Dendil
Dendil
Yapı Kredi Yayınları
7.00

Top ve Bayel Ağıtçıları'yla okurun gönlünü fetheden Gulam Hüseyin Sâedi'den sıra dışı olayları, samimi ve sarsıcı bir üslupla anlatan, zihinlerde iz bırakacak bir eser.

Dendil'de birbirinden etkileyici dört hikâye yer alıyor: Dino Buzzati'nin Tatar Çölü'yle adeta akrabalık taşıyan “Şifa Mahalli”, riyakâr aile ilişkilerine neşter atan “Yangın”, traji komik bir durumu kara mizah üslubuyla işleyen “Keykavus, Kel ve Ben” ve kitaba adını veren ilk hikâye; Sâedi'nin İran edebiyatında temsilcisi olduğu büyülü gerçekçiliğin örneklerinden “Dendil”.

“Tamara kuaföre gitmiş, kirpiklerini yeşil yaptırmıştı. Dalgalı saçlarının ortasına büyük bir gül tutturulmuştu. Ayağında bağcıklı ve topuklu ayakkabıları, üstünde askılı kırmızı bir bluz vardı; telaşlıydı. Manasızca odada yürüyor, durmadan gramofondaki plağı değiştiriyordu. Gidip gelip aynanın önünde duruyor, kendine bakıyor, dudaklarının ve gözlerinin kenarını mendille temizliyordu.”

Kapat