Sepetim 0

En Güzele YürümekMihenk Taşı Düşünceler

En Güzele Yürümek Ali Rıza Malkoç
Barkod 
:
 9786057610003
Boyut 
:
 14.00x20.00
Sayfa Sayısı 
:
 188
Basım Yeri 
:
 Ankara
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-02
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
17,00

Stok adedi: 17
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Çoğunlukla öngördüğümüz, beklediğimiz gibi sürmez yaşam.Normal şartlar altında (NŞA) kuramayız denklemimizi, fizik-kimya formülügibi. Her an neşe, üzüntü, sevinç, başarı, ve diğer olumsuzluklara hazır /hazırlıklı olmalıyız.“Yaşam Merdiveni”nde yol alırken, “Yaşam Donanımları”mızla kervanımızıdizebiliyorsak;“En güzele yürümek” aşk ve arzusuyla, farklı sevdalarla, yaşamımızıher yönüyle daha anlamlı bir düzeye çıkarabiliriz.Thomas Huxley'in; “büyük trajedi, güzelim bir hipotezin, çirkin birgerçek tarafından öldürülmesidir” sözü, idealist insanların çabasının nekadar önemli ve gerekli olduğunu haykırmaktadır.Harita gerçek olabilir fakat, bizi gerçekten en güzele, en doğruya, enkalıcı olana yürütecek mi?Güzergâh doğru olsa da gittiğimiz yerde umduğumuzu bulabilecekmiyiz?İşte bu çetrefilli soru ve sorgularla sürdürmekteyiz yaşamı.Her şeyin benlik besini ve haz nesnesine/objesine ögesine dönüştüğübir zaman diliminde; gerçek ve hakikat arayışları beyhude bir uğraşıolarak algılanmaktadır. Oysa ki; “idealler yıldızlara benzer, onlara hiçbirzaman ulaşamayız fakat denizciler gibi onlara göre yönümüzü tayin ederiz”Seffurz'un sözü bir tutarlılık abidesi gibi umudumuzu artırmaktadır.Tarafgir olma, yamanma, özdeşleşme, şartsız kabullenme ile karşı karşıyakalmamalı bireyler.Tüm hürriyetlerini coşkuyla, tüm birliktelik / dayanışma / yardımlaşma /paylaşma duygularını da özveri ve aşkla yaşayanların oluşturduğu üstkimliktir büyük bir millet olmak.

“Gemiyi yüzdüren de, batıran da sudur” Çin atasözü ise bize uyanık/tedbirli/planlı olmayı öğütlüyor. Umarım, anlatımlarım okurlara kış güneşive yaz serinliği formatında olumlu katkı sağlar.Ancak güzel düşünce ve eylemlerimizle, evrensel bütünlüğe katkımızolabilir.

Goethe'nin “Karşı gelip tartışanlar, bir ara şunu düşünmeli: Her dil,her anlatım herkes için ‘anlaşılır' değildir” sözü de bize fikir ve tercihlerinfarklılığını kabullenmeyi öğütlemektedir.Sadi-i Şirazi'nin, “ayıp/hata arayan göz, hüner göremez” sözü; okuma,anlama ve algılama niyetimize de bir ölçü olmalı değil mi?Bir bilgeye dünyada en çok kimi sevdiği sorulunca, terzisini sevdiğinisöyler.Şaşkınlıkla karşılayanlara ise şu cevabı verir:“Çünkü her buluştuğumuzda benim ölçümü yeniden alır, eskisini çöpeatar. Fakat diğerleri ne yapıyor? Bir kez hakkımda hüküm - kanaat geliştirirler,ölene kadar hep aynı şablonla ölçerler.Ne kadar güzel bir tespit değil mi?
Irmaktan akan su bile sürekli değişirken, aynı yağmurda bir daha ıslanamazken,insanoğluna robotik bir makine gibi değişimi, gelişimi, farklılaşmayıçok görmek, mantık ve ahlak dışı bir tutum değil midir?Doktor bile bir gün önceki tahlil raporlarını kabul etmeyip tekrar tahlilistiyor.Bu nedenle değişime açık olmalı ve bunu da herkesin hakkı olduğunukabullenmeliyiz.Farklı bölümlerden oluşan bu kitabımda, istediğiniz yerden okumayabaşlayabilirsiniz.

Kitap inceleme yazılarım; aynı zamanda bir düşünce anlatımlarıdır.Buradaki vurgular, kitabın diğer bölümlerinde yoktur.Bu tohumların gönül bahçenizi daha verimli ve sevimli bir gülistanaçevirmesini dilerim.Bazı sözler/anlatımlar; ham ve hammadde olarak sunulur. Dinleyen /okuyan gönlünde ve gönlünce pişirsin diye. Mumu kandile dönüştürmekgibi bir şey.Toplumsal fayda idealiyle üreten, sosyal bilinci yüksek, evrensel ortakdeğerlere inanan, nitelikli bireylerin çoğalması dileğiyle; hoşça kalın,dostça kalın, sevgiyle ve kitapla kalın.Hazırsanız yürüyüşümüz başlıyor, iyi yolculuklar.

- Ali Rıza Malkoç

En Güzele Yürümek
En Güzele Yürümek Mihenk Taşı Düşünceler
Omca Yayınları
16.15

Çoğunlukla öngördüğümüz, beklediğimiz gibi sürmez yaşam.Normal şartlar altında (NŞA) kuramayız denklemimizi, fizik-kimya formülügibi. Her an neşe, üzüntü, sevinç, başarı, ve diğer olumsuzluklara hazır /hazırlıklı olmalıyız.“Yaşam Merdiveni”nde yol alırken, “Yaşam Donanımları”mızla kervanımızıdizebiliyorsak;“En güzele yürümek” aşk ve arzusuyla, farklı sevdalarla, yaşamımızıher yönüyle daha anlamlı bir düzeye çıkarabiliriz.Thomas Huxley'in; “büyük trajedi, güzelim bir hipotezin, çirkin birgerçek tarafından öldürülmesidir” sözü, idealist insanların çabasının nekadar önemli ve gerekli olduğunu haykırmaktadır.Harita gerçek olabilir fakat, bizi gerçekten en güzele, en doğruya, enkalıcı olana yürütecek mi?Güzergâh doğru olsa da gittiğimiz yerde umduğumuzu bulabilecekmiyiz?İşte bu çetrefilli soru ve sorgularla sürdürmekteyiz yaşamı.Her şeyin benlik besini ve haz nesnesine/objesine ögesine dönüştüğübir zaman diliminde; gerçek ve hakikat arayışları beyhude bir uğraşıolarak algılanmaktadır. Oysa ki; “idealler yıldızlara benzer, onlara hiçbirzaman ulaşamayız fakat denizciler gibi onlara göre yönümüzü tayin ederiz”Seffurz'un sözü bir tutarlılık abidesi gibi umudumuzu artırmaktadır.Tarafgir olma, yamanma, özdeşleşme, şartsız kabullenme ile karşı karşıyakalmamalı bireyler.Tüm hürriyetlerini coşkuyla, tüm birliktelik / dayanışma / yardımlaşma /paylaşma duygularını da özveri ve aşkla yaşayanların oluşturduğu üstkimliktir büyük bir millet olmak.

“Gemiyi yüzdüren de, batıran da sudur” Çin atasözü ise bize uyanık/tedbirli/planlı olmayı öğütlüyor. Umarım, anlatımlarım okurlara kış güneşive yaz serinliği formatında olumlu katkı sağlar.Ancak güzel düşünce ve eylemlerimizle, evrensel bütünlüğe katkımızolabilir.

Goethe'nin “Karşı gelip tartışanlar, bir ara şunu düşünmeli: Her dil,her anlatım herkes için ‘anlaşılır' değildir” sözü de bize fikir ve tercihlerinfarklılığını kabullenmeyi öğütlemektedir.Sadi-i Şirazi'nin, “ayıp/hata arayan göz, hüner göremez” sözü; okuma,anlama ve algılama niyetimize de bir ölçü olmalı değil mi?Bir bilgeye dünyada en çok kimi sevdiği sorulunca, terzisini sevdiğinisöyler.Şaşkınlıkla karşılayanlara ise şu cevabı verir:“Çünkü her buluştuğumuzda benim ölçümü yeniden alır, eskisini çöpeatar. Fakat diğerleri ne yapıyor? Bir kez hakkımda hüküm - kanaat geliştirirler,ölene kadar hep aynı şablonla ölçerler.Ne kadar güzel bir tespit değil mi?
Irmaktan akan su bile sürekli değişirken, aynı yağmurda bir daha ıslanamazken,insanoğluna robotik bir makine gibi değişimi, gelişimi, farklılaşmayıçok görmek, mantık ve ahlak dışı bir tutum değil midir?Doktor bile bir gün önceki tahlil raporlarını kabul etmeyip tekrar tahlilistiyor.Bu nedenle değişime açık olmalı ve bunu da herkesin hakkı olduğunukabullenmeliyiz.Farklı bölümlerden oluşan bu kitabımda, istediğiniz yerden okumayabaşlayabilirsiniz.

Kitap inceleme yazılarım; aynı zamanda bir düşünce anlatımlarıdır.Buradaki vurgular, kitabın diğer bölümlerinde yoktur.Bu tohumların gönül bahçenizi daha verimli ve sevimli bir gülistanaçevirmesini dilerim.Bazı sözler/anlatımlar; ham ve hammadde olarak sunulur. Dinleyen /okuyan gönlünde ve gönlünce pişirsin diye. Mumu kandile dönüştürmekgibi bir şey.Toplumsal fayda idealiyle üreten, sosyal bilinci yüksek, evrensel ortakdeğerlere inanan, nitelikli bireylerin çoğalması dileğiyle; hoşça kalın,dostça kalın, sevgiyle ve kitapla kalın.Hazırsanız yürüyüşümüz başlıyor, iyi yolculuklar.

- Ali Rıza Malkoç

Kapat