Sepetim 0

Gül Suyu

Gül Suyu, Nura Muhammed Farac
Barkod 
:
 9786257011501
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 160
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2020-06
Çeviren 
:
 Abdulhadi Timurtaş
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
15,00

Stok adedi: 0
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Diyorlar ki, kalenin içinde gizli bir sığınak vardır, o sığınakta bir sandık vardır, sandıkta bir el yazması vardır, onda da üç şiir vardır. İlkini okuyana hastalık laneti, ikincisini okuyana delilik laneti ve üçüncüsünü okuyana ölüm vardır. Bu sırrı gizli tutacağına ve saklayacağına yemin eden haznedarım ben. Ne var ki artık bunadım. Sandığa sahte bir el yazması bırakıp azap el yazmasını çaldım. Onu gömleğimin ve abamın içine saklayıp gittim. İki laneti kendime okudum, şimdi ise benimle ölüm arasında bir şiir kaldı. Kucağımda ceylanım vardır, hastalanınca deliriyorum, onun haline ağlarken gözyaşlarımı mürekkebimin içine döküyorum. İki lanet sebebiyle baş ağrısı çektiğim her günde lanetli bir beyit yazıyorum. İşte yirmi dokuz günün gözyaşlarıyla yazılmış şiirim! Ve üçüncüsünü okudum, ceylanım öldü, kendimin de onun ölümüyle öleceğimi anladım. Onun kanıyla hokkamı doldurdum ve otuzuncu beyti yazdım. Nitekim mürekkep kırmızıydı. Her şiirin okuyucusu olduğunu bildiğimden kırmızı mürekkeple yazılan beytime lanet okudum: Onu okuyan hiç kimse yoktur ki…

Gül Suyu
Gül Suyu
Elvan Yayıncılık
11.25

Diyorlar ki, kalenin içinde gizli bir sığınak vardır, o sığınakta bir sandık vardır, sandıkta bir el yazması vardır, onda da üç şiir vardır. İlkini okuyana hastalık laneti, ikincisini okuyana delilik laneti ve üçüncüsünü okuyana ölüm vardır. Bu sırrı gizli tutacağına ve saklayacağına yemin eden haznedarım ben. Ne var ki artık bunadım. Sandığa sahte bir el yazması bırakıp azap el yazmasını çaldım. Onu gömleğimin ve abamın içine saklayıp gittim. İki laneti kendime okudum, şimdi ise benimle ölüm arasında bir şiir kaldı. Kucağımda ceylanım vardır, hastalanınca deliriyorum, onun haline ağlarken gözyaşlarımı mürekkebimin içine döküyorum. İki lanet sebebiyle baş ağrısı çektiğim her günde lanetli bir beyit yazıyorum. İşte yirmi dokuz günün gözyaşlarıyla yazılmış şiirim! Ve üçüncüsünü okudum, ceylanım öldü, kendimin de onun ölümüyle öleceğimi anladım. Onun kanıyla hokkamı doldurdum ve otuzuncu beyti yazdım. Nitekim mürekkep kırmızıydı. Her şiirin okuyucusu olduğunu bildiğimden kırmızı mürekkeple yazılan beytime lanet okudum: Onu okuyan hiç kimse yoktur ki…

Kapat