Sepetim 0

Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi

Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi Sohrab Sepehri
Barkod 
:
 9786059018708
Boyut 
:
 12.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 96
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-03
Çeviren 
:
 Okan Alay
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
15,00

Stok adedi: 7
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

“Bir şair gördüm, seslenirken bir zambağa, ‘siz' diyordu.”

Kederin Doğusu & Suyun Ayak Sesi'nde gökyüzünden, yurdundan, bitkilerden, şehirlerden, insanlardan, kuşlardan, çiçeklerden, acılardan, kederden, sevinçten, bilgelikten, aşktan, inançtan, yoksunluktan, yaşamdan, ölümden şiir devşiren bir şairin sesi duyulur. İran'dan taşarak yakın komşulardan uzak kıtalara dek yayılan bir şiirin sesidir bu.

Ne sen görüyorsun ne de dağ. Bu bağın meyvesi: Keder, keder…
Dökülsün gam, susamış bir testisin sen. Düşsün çiçek, kokusun sen.
Bu şevk sarmaşığı, sula onu, gider susuzluğunu. O korku çocuğu, masal anlat, uyut.
Şu akıl lalesi, kopar sapından. Soldu, olsun. Islandı Tanrı'nın gözü, olsun
Ve Tanrı senden yukarıda değil. Hayır, daha yalnız, çok daha yalnız
Eş düzeyde gör yukarıları, aşağıları. Görüneni değil, gizliyi gör
Bir kanat değil, bir uçuş ayetidir. Kimse yok, bir ses demeti var
Bir yankı: Kanat çırpıp gitti bir düş. Aheste bir ayak sesi: Bir sırdı, çalıp kapıyı gitti.
Düşünce: Bir samandı, ahırımıza koydular. Yalnızlık: Nasibimiz kıldılar.
Bu akarsu, biz daha sadeyiz. Şu gölge, biz daha düşkünüz.
Ne sen görüyorsun ne de ben. Aç ıslak gözlerini. Ölüm geldi, kapıyı aç.

Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi
Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi
Islık Yayınları
12.00

“Bir şair gördüm, seslenirken bir zambağa, ‘siz' diyordu.”

Kederin Doğusu & Suyun Ayak Sesi'nde gökyüzünden, yurdundan, bitkilerden, şehirlerden, insanlardan, kuşlardan, çiçeklerden, acılardan, kederden, sevinçten, bilgelikten, aşktan, inançtan, yoksunluktan, yaşamdan, ölümden şiir devşiren bir şairin sesi duyulur. İran'dan taşarak yakın komşulardan uzak kıtalara dek yayılan bir şiirin sesidir bu.

Ne sen görüyorsun ne de dağ. Bu bağın meyvesi: Keder, keder…
Dökülsün gam, susamış bir testisin sen. Düşsün çiçek, kokusun sen.
Bu şevk sarmaşığı, sula onu, gider susuzluğunu. O korku çocuğu, masal anlat, uyut.
Şu akıl lalesi, kopar sapından. Soldu, olsun. Islandı Tanrı'nın gözü, olsun
Ve Tanrı senden yukarıda değil. Hayır, daha yalnız, çok daha yalnız
Eş düzeyde gör yukarıları, aşağıları. Görüneni değil, gizliyi gör
Bir kanat değil, bir uçuş ayetidir. Kimse yok, bir ses demeti var
Bir yankı: Kanat çırpıp gitti bir düş. Aheste bir ayak sesi: Bir sırdı, çalıp kapıyı gitti.
Düşünce: Bir samandı, ahırımıza koydular. Yalnızlık: Nasibimiz kıldılar.
Bu akarsu, biz daha sadeyiz. Şu gölge, biz daha düşkünüz.
Ne sen görüyorsun ne de ben. Aç ıslak gözlerini. Ölüm geldi, kapıyı aç.

Kapat