Sepetim 0

Kesin Temassızlık Var!

Kesin Temassızlık Var!, Onur Gökşen
Yazar: Onur Gökşen
Yayınevi: İnkılap Kitabevi
Barkod 
:
 9789751040060
Boyut 
:
 13.50x19.50
Sayfa Sayısı 
:
 152
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-06
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
17,00

Stok adedi: 0
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

“Onur Gökşen'i samimi bir yazar olarak tanıyorum, belgesel niteliğinde, esprili ve kaygılı hikâyeleri var. Bunları okurken artistik çabasını çok güzel gizliyor, hatta bunu fark etmiyorsunuz bile. Benim kanaatim, bu en güzeli. ‘Ne güzel anlatmış, ne güzel yazmış'ı unutturacak kadar duygusal malzemesi olması, elbette şans değil. Buna uğraş denir. Uğraşıyor adam. Yani uğraşmış hep, arsada top oynarken de “N'oluyor lan burada?” diye uğraşmış. Başına gelen her şeyde uğraşmış, düşünmüş, biriktirmiş. Bence bu birikenleri cebe atıp gideceğine yazarak paylaşması, bu zanaata âşık oluşu okuyana ‘Oh be' dedirtiyor. Kaplama nostalji ve kaba güncel eleştiriye mesafesi, huysuz ama yine de umutlu bakışı, hikâyelerini sevdiriyor.”

Cem Yılmaz

Dedem –herhalde üzüntüsünden– sigarası biter bitmez paketten bir sigara daha çıkardı, o sırada Mert geldi balkona. Kafasına banyo havlusunu sarmış, sadece gözleri gözükürken elindeki oklavayı döndürüp saçma sapan hareketler yapıyordu. Dedem küçük torununu o halde görünce büsbütün kahroldu, tek laf etmeden sigarasını yaktı. Üzüntüden o kadar derin bir nefes çekti ki, sanırım duman kalın bağırsaklarına kadar gitti. Kardeşimden umudu kesmiş olan dedem bana dönüp, “Sen bu çocuk kadar salak değilsindir umarım” ses tonuyla, “Sen neler yapıyorsun bakalım Onur?” diye sordu.

Kesin Temassızlık Var!
Kesin Temassızlık Var!
İnkılap Kitabevi
12.75

“Onur Gökşen'i samimi bir yazar olarak tanıyorum, belgesel niteliğinde, esprili ve kaygılı hikâyeleri var. Bunları okurken artistik çabasını çok güzel gizliyor, hatta bunu fark etmiyorsunuz bile. Benim kanaatim, bu en güzeli. ‘Ne güzel anlatmış, ne güzel yazmış'ı unutturacak kadar duygusal malzemesi olması, elbette şans değil. Buna uğraş denir. Uğraşıyor adam. Yani uğraşmış hep, arsada top oynarken de “N'oluyor lan burada?” diye uğraşmış. Başına gelen her şeyde uğraşmış, düşünmüş, biriktirmiş. Bence bu birikenleri cebe atıp gideceğine yazarak paylaşması, bu zanaata âşık oluşu okuyana ‘Oh be' dedirtiyor. Kaplama nostalji ve kaba güncel eleştiriye mesafesi, huysuz ama yine de umutlu bakışı, hikâyelerini sevdiriyor.”

Cem Yılmaz

Dedem –herhalde üzüntüsünden– sigarası biter bitmez paketten bir sigara daha çıkardı, o sırada Mert geldi balkona. Kafasına banyo havlusunu sarmış, sadece gözleri gözükürken elindeki oklavayı döndürüp saçma sapan hareketler yapıyordu. Dedem küçük torununu o halde görünce büsbütün kahroldu, tek laf etmeden sigarasını yaktı. Üzüntüden o kadar derin bir nefes çekti ki, sanırım duman kalın bağırsaklarına kadar gitti. Kardeşimden umudu kesmiş olan dedem bana dönüp, “Sen bu çocuk kadar salak değilsindir umarım” ses tonuyla, “Sen neler yapıyorsun bakalım Onur?” diye sordu.

Kapat