Sepetim 0

Küçük Asya'nın Bin Yüzü: Ankara

Küçük Asya'nın Bin Yüzü: Ankara - %24 indirimli  - Suavi Aydın - Kudre
Barkod 
:
 9789752981737
Boyut 
:
 21.00x25.50
Sayfa Sayısı 
:
 719
Basım Yeri 
:
 Ankara
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2005-07
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 1. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
95,00

Stok adedi: 10000
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Sınırları içindeki ilk yerleşimlerin Paleolitik döneme tarihlendiği Ankara, Küçük Asya'nın en kadim kültür, ticaret ve uygarlık merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürmüştür. Eski görkemli günlerini aradığı uzun bir tarih aralığından sonra, Kurtuluş Savaşı'nı takiben, Orta Anadolu bozkırında genç cumhuriyetin amaç ve ukdelerini temsil eden bir vaha olarak yükselmiştir bir kez daha.

Kısır tartışmalara sıkıştırılmış, cumhuriyetin seçkinleri tarafından cumhuriyetin yoktan var ettiği bir model şehre indirgenmiş, hegemonik bir seçkin zümre tarafındaysa devleti ve resmiyeti temsil eden "gri bir şehir" olarak tanımlanmak suretiyle tarihsizleştirilmiş bu önemli merkezin 1990'lı yıllara kadar uzanan öyküsü, ekolojik, jeolojik, toplumsal ve tarihsel bilginin kılavuzluğu ve derinliği içinde yeniden kuruluyor.

İçinde bulunduğu coğrafi yapının sunduğu istisnal olanakları tarih boyunca kültürel çeşitlilik ve özgül bir toplumsal örgütlenme içinde özellikli bir kent kimliğine eviren Ankara, siyasi kirlenmeden toprak üzerindeki rani kaygalarına, kırsal hemşehri nepotizminin sözde şehirli bir kast boyunduruğuyla harmanlanarak kurgulandığı İstanbul çıkışlı bir kent partizanlığından bürokratik oligarşinin felç edici etkilerine dek onlarca badirenin orta yerinde, tarihsel varlık koşullarının hala açık olan imkanlarıyla dile geliyor.

Küçük Asya'nın Bin Yüzü: Ankara
Küçük Asya'nın Bin Yüzü: Ankara
Dost Kitabevi Yayınları
72.20

Sınırları içindeki ilk yerleşimlerin Paleolitik döneme tarihlendiği Ankara, Küçük Asya'nın en kadim kültür, ticaret ve uygarlık merkezlerinden biri olarak varlığını sürdürmüştür. Eski görkemli günlerini aradığı uzun bir tarih aralığından sonra, Kurtuluş Savaşı'nı takiben, Orta Anadolu bozkırında genç cumhuriyetin amaç ve ukdelerini temsil eden bir vaha olarak yükselmiştir bir kez daha.

Kısır tartışmalara sıkıştırılmış, cumhuriyetin seçkinleri tarafından cumhuriyetin yoktan var ettiği bir model şehre indirgenmiş, hegemonik bir seçkin zümre tarafındaysa devleti ve resmiyeti temsil eden "gri bir şehir" olarak tanımlanmak suretiyle tarihsizleştirilmiş bu önemli merkezin 1990'lı yıllara kadar uzanan öyküsü, ekolojik, jeolojik, toplumsal ve tarihsel bilginin kılavuzluğu ve derinliği içinde yeniden kuruluyor.

İçinde bulunduğu coğrafi yapının sunduğu istisnal olanakları tarih boyunca kültürel çeşitlilik ve özgül bir toplumsal örgütlenme içinde özellikli bir kent kimliğine eviren Ankara, siyasi kirlenmeden toprak üzerindeki rani kaygalarına, kırsal hemşehri nepotizminin sözde şehirli bir kast boyunduruğuyla harmanlanarak kurgulandığı İstanbul çıkışlı bir kent partizanlığından bürokratik oligarşinin felç edici etkilerine dek onlarca badirenin orta yerinde, tarihsel varlık koşullarının hala açık olan imkanlarıyla dile geliyor.

Kapat