Sepetim 0

Namus, Töre ve İktidarKadının Çıplak Hayat Olarak Kuruluşu

Namus, Töre ve İktidar Kadının Çıplak Hayat Olarak Kuruluşu  - Pınar E
Barkod 
:
 9786054412488
Boyut 
:
 13.00x19.50
Sayfa Sayısı 
:
 496
Basım Yeri 
:
 Ankara
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2012
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
33,00

Stok adedi: 19
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran egemen devletin, söz konusu ‘ayrıcalığını' bazen birileri kullanmaya kalkarsa, üstelik bunu bir tür ‘yasa'ya dayanarak yaparsa bu durumu nasıl ele almak gerekir? Birileri, şiddetin en uç biçimi olarak ‘öldürme yetkisini' kendinde görüp eyleme geçerse ne olur? Namus adına işlenen cinayetler örneğin, nasıl bir gerçekliğe işaret etmektedir? Bu türden olayları nasıl ele almak gerekir? Ne tür bir çerçeve ve bakış açısı, bu türden olayları, sadece adli bir vaka, bir ceza hukuku meselesi olarak görmeyip ya da tartışma götürür bir adlandırmayla sosyolojik sıfatı eklenerek ‘geleneksel ataerkil değerlerin kadına yönelik tavrı' biçimindeki açıklamalarla yetinmeyip daha kapsayıcı ve derinlikli bir çözümlemeye imkân verebilir? Elinizdeki kitap, siyaset biliminden antropolojiye, sosyolojiden siyaset felsefesine farklı disiplinlerden olanlar için ufuk açıcı bir duruş sergiliyor. Ve bütün bunların ayrıntılı olarak çok iyi örülmüş bir kurgu ve çok titiz bir dil kullanımıyla sergilendiği çalışma, ‘özgün bir telif eser' sıfatını fazlasıyla hak ediyor, hem dert ettikleriyle hem de bunlara yaklaşım biçimiyle.
Namus, Töre ve İktidar
Namus, Töre ve İktidar Kadının Çıplak Hayat Olarak Kuruluşu
Dipnot Yayınları
33.00
Şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran egemen devletin, söz konusu ‘ayrıcalığını' bazen birileri kullanmaya kalkarsa, üstelik bunu bir tür ‘yasa'ya dayanarak yaparsa bu durumu nasıl ele almak gerekir? Birileri, şiddetin en uç biçimi olarak ‘öldürme yetkisini' kendinde görüp eyleme geçerse ne olur? Namus adına işlenen cinayetler örneğin, nasıl bir gerçekliğe işaret etmektedir? Bu türden olayları nasıl ele almak gerekir? Ne tür bir çerçeve ve bakış açısı, bu türden olayları, sadece adli bir vaka, bir ceza hukuku meselesi olarak görmeyip ya da tartışma götürür bir adlandırmayla sosyolojik sıfatı eklenerek ‘geleneksel ataerkil değerlerin kadına yönelik tavrı' biçimindeki açıklamalarla yetinmeyip daha kapsayıcı ve derinlikli bir çözümlemeye imkân verebilir? Elinizdeki kitap, siyaset biliminden antropolojiye, sosyolojiden siyaset felsefesine farklı disiplinlerden olanlar için ufuk açıcı bir duruş sergiliyor. Ve bütün bunların ayrıntılı olarak çok iyi örülmüş bir kurgu ve çok titiz bir dil kullanımıyla sergilendiği çalışma, ‘özgün bir telif eser' sıfatını fazlasıyla hak ediyor, hem dert ettikleriyle hem de bunlara yaklaşım biçimiyle.
Kapat