Sepetim 0

Nefsini Bilen Rabb'ini Bilir Rivayeti ve Mir'atül İrfan Risalesi

Nefsini Bilen Rabb'ini Bilir Rivayeti ve Mir'atül İrfan Risalesi, Yusu
Barkod 
:
 9786050331158
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 176
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-09
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
15,00

Stok adedi: 0
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Ibnül-Arabiye nispet edilen "Mir'Atül-İrfan" risalesinin konusunu oluşturan "Nefsini bilen Rabb'ini bilir" rivayetinin anlamı ve yorumu hakkında muhtelif görüşler olmakla birlikte. ortada tartışmasız bir hakikat vardır ki o da. hadis olarak bilinen bu kelâmin. hadis ilmi tenkıd usülü ve tekniği bakımından Hz Peygamberin hadisi olmadığı gerçeğidir. Nitekim hadis ilminin altın çağını yaşadığı ilk üç asırda yazılar kaynaklara. Hz. Peygamberin hadısı olarak girmemiş olması da bu tespiti doğrularnaktadır. Hiçbir hikmetli söz: anlamının doğru. güzel ve kabul edilebilir olması gerekçesi ile hadis mertebesine çıkamaz. Sonradan insanlar arasında meşhur olmuş bu kelâm. Hz Peygamberin hadisı değil: muhtelif rivayettere göre farklı şahıslara nispet edilen bir sozdür. Ancak akıl sahibi herkes bilir ki, manası doğru olan her söz Ayet ya da merfü'hadis olrnayabilir. Sadece olsa olsa bir "kelâm-ı kibar"dır. Ayrıca bu rivayet bağlamında Mümin. Kur'an-ı Kerim ve Nebevi hayat tarzına uygun olarak. "Cihâd-ı Ekber" kabilinden "nefis mücadelesi" yapar. Bu sayede zâhiri/dış Alemi düzeltir bâtıni/iç alemini de terbiye ederek tasavvufi terimle "Tasfiye-ı Islah-ı Nefs" yapmak suretiyle insan-ı kâmil mertebesine ulaşmanın gayreti içinde olur.

Nefsini Bilen Rabb'ini Bilir Rivayeti ve Mir'atül İrfan Risalesi
Nefsini Bilen Rabb'ini Bilir Rivayeti ve Mir'atül İrfan Risalesi
Nobel Akademik Yayıncılık
12.75

Ibnül-Arabiye nispet edilen "Mir'Atül-İrfan" risalesinin konusunu oluşturan "Nefsini bilen Rabb'ini bilir" rivayetinin anlamı ve yorumu hakkında muhtelif görüşler olmakla birlikte. ortada tartışmasız bir hakikat vardır ki o da. hadis olarak bilinen bu kelâmin. hadis ilmi tenkıd usülü ve tekniği bakımından Hz Peygamberin hadisi olmadığı gerçeğidir. Nitekim hadis ilminin altın çağını yaşadığı ilk üç asırda yazılar kaynaklara. Hz. Peygamberin hadısı olarak girmemiş olması da bu tespiti doğrularnaktadır. Hiçbir hikmetli söz: anlamının doğru. güzel ve kabul edilebilir olması gerekçesi ile hadis mertebesine çıkamaz. Sonradan insanlar arasında meşhur olmuş bu kelâm. Hz Peygamberin hadisı değil: muhtelif rivayettere göre farklı şahıslara nispet edilen bir sozdür. Ancak akıl sahibi herkes bilir ki, manası doğru olan her söz Ayet ya da merfü'hadis olrnayabilir. Sadece olsa olsa bir "kelâm-ı kibar"dır. Ayrıca bu rivayet bağlamında Mümin. Kur'an-ı Kerim ve Nebevi hayat tarzına uygun olarak. "Cihâd-ı Ekber" kabilinden "nefis mücadelesi" yapar. Bu sayede zâhiri/dış Alemi düzeltir bâtıni/iç alemini de terbiye ederek tasavvufi terimle "Tasfiye-ı Islah-ı Nefs" yapmak suretiyle insan-ı kâmil mertebesine ulaşmanın gayreti içinde olur.

Kapat