Sepetim 0

Nöbetleşe DışlanmaGöç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü

Nöbetleşe Dışlanma, Mim Sertaç Tümtaş
Barkod 
:
 9789750530067
Boyut 
:
 13.00x19.50
Sayfa Sayısı 
:
 262
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2020-12
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
39,50

Stok adedi: 37
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Nöbetleşe dışlama, kentlerde “yerlilerin” göçmenlere, her göçmengrubun da kendisinden sonra gelen göçmen gruplara karşıgeliştirdiği dışlayıcı tepkiler silsilesini anlatıyor. Her yeni göçmengrubu, kentte görünür hale geldikçe, kentin ekonomisini ve günlükhayatını “bozduğuna” dair kızgınlıklarla, aşağılamalarla karşılaşır.Yakın zamana kadar aynen bu şekilde suçlanmış olan “eski”göçmenler de, bu tepkileri yüksek sesle dile getirenler arasında yeralır, bu sırada statülerinin biraz olsun iyileştiğini hissederler. Böylecebiriken, katmanlaşan, yoğunlaşan, bir yandan da karmaşıklaşanbir dışlama dinamiği bu. Bir kısır döngü… Bu evrensel olgununTürkiye'deki kalıbında, Türk etno-kültürel kimliğindekilerinRomanları; Romanların göçle gelen Kürtleri ve Arapları; Kürtlerinyeni göçmen gruplarını dışlayıcı tutum aldıkları gözleniyor.Mim Sertaç Tümtaş, “nöbetleşe yoksulluk” kavramından ilhamlageliştirdiği “nöbetleşe dışlanma” kavramını, Suriye'den gelen kitleselgöç örneğinde sahaya uyguluyor. Şanlıurfa, Hatay ve Mersin'e gelenSuriyelilerin ve “göçler diyarı” diye de anılan Mersin'in “yerlileri”ile “eski göçmenlerinin,” bu tecrübeyi nasıl yaşadığına, nasılalgıladığına bakıyor.Nöbetleşe Dışlanma, yoksulları birbirine düşürerek eşitsizliğinyeniden üretilmesine katkıda bulunan bir sarmalın berrak ve acı birresmini çiziyor.

Nöbetleşe Dışlanma
Nöbetleşe Dışlanma Göç ve Sosyal Dışlanma Döngüsü
İletişim Yayınevi
31.60

Nöbetleşe dışlama, kentlerde “yerlilerin” göçmenlere, her göçmengrubun da kendisinden sonra gelen göçmen gruplara karşıgeliştirdiği dışlayıcı tepkiler silsilesini anlatıyor. Her yeni göçmengrubu, kentte görünür hale geldikçe, kentin ekonomisini ve günlükhayatını “bozduğuna” dair kızgınlıklarla, aşağılamalarla karşılaşır.Yakın zamana kadar aynen bu şekilde suçlanmış olan “eski”göçmenler de, bu tepkileri yüksek sesle dile getirenler arasında yeralır, bu sırada statülerinin biraz olsun iyileştiğini hissederler. Böylecebiriken, katmanlaşan, yoğunlaşan, bir yandan da karmaşıklaşanbir dışlama dinamiği bu. Bir kısır döngü… Bu evrensel olgununTürkiye'deki kalıbında, Türk etno-kültürel kimliğindekilerinRomanları; Romanların göçle gelen Kürtleri ve Arapları; Kürtlerinyeni göçmen gruplarını dışlayıcı tutum aldıkları gözleniyor.Mim Sertaç Tümtaş, “nöbetleşe yoksulluk” kavramından ilhamlageliştirdiği “nöbetleşe dışlanma” kavramını, Suriye'den gelen kitleselgöç örneğinde sahaya uyguluyor. Şanlıurfa, Hatay ve Mersin'e gelenSuriyelilerin ve “göçler diyarı” diye de anılan Mersin'in “yerlileri”ile “eski göçmenlerinin,” bu tecrübeyi nasıl yaşadığına, nasılalgıladığına bakıyor.Nöbetleşe Dışlanma, yoksulları birbirine düşürerek eşitsizliğinyeniden üretilmesine katkıda bulunan bir sarmalın berrak ve acı birresmini çiziyor.

Kapat