Sepetim 0

Pir AşkınaMeslevi Şeyhi Midhat Bahari'nin Mektupları

Pir Aşkına Meslevi Şeyhi Midhat Bahari'nin Mektupları - %30 indirimli
Barkod 
:
 9786051140520
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 336
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2009-08
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
30,00

Stok adedi: 34
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

“Nur-ı aynım Feridun Nafiz Beyefendi;

Bugün sabahleyin masamın başında işle meşgul iken odacı geldi. Elindeki bir paketle mektubu verdi. Üzerindeki yazısından bunun pek sevdiğim bir zattan geldiğini tahmin ettim. Zarfları açtım, mazrûfu görünce öptüm başıma, yüzüme sürdüm…”

Bahariye Mevlevihanesi son postnişini Midhat Bahari, tekkel kapatılıp, “meydan”lar boşaldıktan sonra derviş Feridun Nafiz Uzluk'la yılarca mektuplaşır. Bu mektuplar, bir yandan, Şeyh Efendi'nin Mevleviliğin eski günlerini yad edip, “Ne zaman gönlüme gelse inanın/Değişir zevke döner alamım./Bana en canlı birer hatıradır/Mevlevilikte geçen eyyamım” diyerek, teselli bulduğu bir “meydan” vazifesi görür.Bir yandan da, tekke mensuplarının sıkı takibata uğradığı o yıllarda aktif-siyasi bir direniş göstermek yerine, dervişliği nasıl sürdürebileceklerine dair alternatif bir “meydan” önermektedir: “Ardında eser bırakan, halef bırakmış olur” düsturunca Mevlevîliği kitaplarda, gazetelerde, mecmualarda hasılı matbuatta yaşatmak…

Mektuplar adresine ulaşmıştır!Pir aşkına, Hu.

Pir Aşkına
Pir Aşkına Meslevi Şeyhi Midhat Bahari'nin Mektupları
Timaş Yayınları
21.00

“Nur-ı aynım Feridun Nafiz Beyefendi;

Bugün sabahleyin masamın başında işle meşgul iken odacı geldi. Elindeki bir paketle mektubu verdi. Üzerindeki yazısından bunun pek sevdiğim bir zattan geldiğini tahmin ettim. Zarfları açtım, mazrûfu görünce öptüm başıma, yüzüme sürdüm…”

Bahariye Mevlevihanesi son postnişini Midhat Bahari, tekkel kapatılıp, “meydan”lar boşaldıktan sonra derviş Feridun Nafiz Uzluk'la yılarca mektuplaşır. Bu mektuplar, bir yandan, Şeyh Efendi'nin Mevleviliğin eski günlerini yad edip, “Ne zaman gönlüme gelse inanın/Değişir zevke döner alamım./Bana en canlı birer hatıradır/Mevlevilikte geçen eyyamım” diyerek, teselli bulduğu bir “meydan” vazifesi görür.Bir yandan da, tekke mensuplarının sıkı takibata uğradığı o yıllarda aktif-siyasi bir direniş göstermek yerine, dervişliği nasıl sürdürebileceklerine dair alternatif bir “meydan” önermektedir: “Ardında eser bırakan, halef bırakmış olur” düsturunca Mevlevîliği kitaplarda, gazetelerde, mecmualarda hasılı matbuatta yaşatmak…

Mektuplar adresine ulaşmıştır!Pir aşkına, Hu.

Kapat