Sepetim 0

Tarih ve Temsil

Tarih ve Temsil - %24 indirimli  - Türker Armaner - Dost Kitabevi Yayı
Barkod 
:
 9789752985094
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 159
Basım Yeri 
:
 Ankara
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2014-04
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
19,00

Stok adedi: 10000
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Tarih ve Temsil, Türker Armaner'in On Dokuzuncu Yüzyıl Kıta Avrupası düşüncesinin bir kısmını farklı açılardan dört değişik soruyla incelediği felsefi bir kitap... Fransız Devrimi'nden sonra dönüşüme uğrayan toplumsal yapıların, Kant sonrası felsefenin saptığı değişik yollarla ve sanayileşmenin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte ele alındığında, bu yüzyılın kendisinden öncekilerden bir “kopuş”a işaret ettiği, yazarın temel varsayımı olarak karşımıza çıkıyor. Fichte, Schelling, Hegel, Schopenhauer, Marx, Kierkegaard, Nietzsche, farklı ağırlıklarda da olsa, bu çalışmada yer alan filozoflar... Armaner'in sorularını izlersek, ücretli emeğin zamanın bölünmesini etkileme biçimi, “eski”nin ve “yeni”nin tarih sahnesinde girdiği çatışmalar, mülkiyete ve bedene dair sorgulamalar, dine dair tasavvurların ve kilisenin kurumsal niteliğinin iktisadi ilişkilerdeki, dolayısıyla “sivil toplum”daki izdüşümü, “yabancılaşma”nın bilinç kategorisinden sınıfsal katmanlara genişletilmesi, bir disiplin olarak estetiğin dönüşmesi, hem “tarih”e hem de “temsil”e ilişkin bakışın değiştiğini gösteriyor. Armaner'e göre, günümüze kadar süren “yeni” bir temsiliyet ilişkisinin açılımıdır bu.

Marx, insan hakları/yurttaşlık hakları üzerinde durduğunda da “Kim bu insan?” diye sorar. Sahi kim bu insan?

Tarih ve Temsil
Tarih ve Temsil
Dost Kitabevi Yayınları
14.44

Tarih ve Temsil, Türker Armaner'in On Dokuzuncu Yüzyıl Kıta Avrupası düşüncesinin bir kısmını farklı açılardan dört değişik soruyla incelediği felsefi bir kitap... Fransız Devrimi'nden sonra dönüşüme uğrayan toplumsal yapıların, Kant sonrası felsefenin saptığı değişik yollarla ve sanayileşmenin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte ele alındığında, bu yüzyılın kendisinden öncekilerden bir “kopuş”a işaret ettiği, yazarın temel varsayımı olarak karşımıza çıkıyor. Fichte, Schelling, Hegel, Schopenhauer, Marx, Kierkegaard, Nietzsche, farklı ağırlıklarda da olsa, bu çalışmada yer alan filozoflar... Armaner'in sorularını izlersek, ücretli emeğin zamanın bölünmesini etkileme biçimi, “eski”nin ve “yeni”nin tarih sahnesinde girdiği çatışmalar, mülkiyete ve bedene dair sorgulamalar, dine dair tasavvurların ve kilisenin kurumsal niteliğinin iktisadi ilişkilerdeki, dolayısıyla “sivil toplum”daki izdüşümü, “yabancılaşma”nın bilinç kategorisinden sınıfsal katmanlara genişletilmesi, bir disiplin olarak estetiğin dönüşmesi, hem “tarih”e hem de “temsil”e ilişkin bakışın değiştiğini gösteriyor. Armaner'e göre, günümüze kadar süren “yeni” bir temsiliyet ilişkisinin açılımıdır bu.

Marx, insan hakları/yurttaşlık hakları üzerinde durduğunda da “Kim bu insan?” diye sorar. Sahi kim bu insan?

Kapat