Sepetim 0

Uyuşma Uyan Kardeşim

Uyuşma Uyan Kardeşim, Fehmi Demirbağ
Yazar: Fehmi Demirbağ
Yayınevi: Efor Yayınları
Barkod 
:
 9786052147009
Boyut 
:
 13.50x21.00
Sayfa Sayısı 
:
 120
Basım Yeri 
:
 İstanbul
Baskı 
:
 1
Basım Tarihi 
:
 2019-09
Kapak Türü 
:
 Ciltsiz
Kağıt Türü 
:
 2. Hamur
Dili 
:
 Türkçe
10,00

Stok adedi: 8
Sepete Ekle
Ürün sepetinizde zaten var. Sepet sayfasından adet artırabilirsiniz.

Kitap Hakkında

Cemil Meriç, “Kartaca'nın tarihini Roma'dan dinledik” diye yazmıştı. Roma karşısında mağlup olan ve bütün izleri silinen bu Afrikalı devlet, muhtemelen tarihini anlatacak bir Kartacalı çıkıncaya kadar sessizliğini koruyacaktır. Avrupa'nın Kartaca'sı olan Osmanlı tarihini de Avrupa merkezli bir bakışla okuyup okutmuyor muyuz? Biz de Osmanlı'nın tarihini Avrupa'dan dinleyenler safında değil miyiz? Hammer değil midir Osmanlı tarihi ile ilgili önemli referans kaynaklarımızdan birisi? Osmanlı tarihini ‘Viyana'ya gittik, Viyana'dan döndük' şablonuna sıkıştırarak anlatma hastalığımızdan belli değil mi bu?

Niye Tebriz'e, Aden'e, dünyanın bir ucundaki Hindistan'ın Goa limanına kadar gittik demiyoruz da, Viyana'ya gitmeyi bu kadar önemsiyoruz? Üstelik Viyana'nın İstanbul'dan mesafesinin sadece 956 kilometre olduğunu bile bile söylüyoruz bunları (oysa Osmanlıların fethettikleri Bağdat'ın İstanbul'a olan mesafesi 1,334, Kirmanşah'ınki ise 1,579 kilometredir). Daha Yemen'i dahil etmiyorum listeye, çünkü ölçüm aletlerimizi maazallah patlatabilir.

Uyuşma Uyan Kardeşim
Uyuşma Uyan Kardeşim
Efor Yayınları
7.00

Cemil Meriç, “Kartaca'nın tarihini Roma'dan dinledik” diye yazmıştı. Roma karşısında mağlup olan ve bütün izleri silinen bu Afrikalı devlet, muhtemelen tarihini anlatacak bir Kartacalı çıkıncaya kadar sessizliğini koruyacaktır. Avrupa'nın Kartaca'sı olan Osmanlı tarihini de Avrupa merkezli bir bakışla okuyup okutmuyor muyuz? Biz de Osmanlı'nın tarihini Avrupa'dan dinleyenler safında değil miyiz? Hammer değil midir Osmanlı tarihi ile ilgili önemli referans kaynaklarımızdan birisi? Osmanlı tarihini ‘Viyana'ya gittik, Viyana'dan döndük' şablonuna sıkıştırarak anlatma hastalığımızdan belli değil mi bu?

Niye Tebriz'e, Aden'e, dünyanın bir ucundaki Hindistan'ın Goa limanına kadar gittik demiyoruz da, Viyana'ya gitmeyi bu kadar önemsiyoruz? Üstelik Viyana'nın İstanbul'dan mesafesinin sadece 956 kilometre olduğunu bile bile söylüyoruz bunları (oysa Osmanlıların fethettikleri Bağdat'ın İstanbul'a olan mesafesi 1,334, Kirmanşah'ınki ise 1,579 kilometredir). Daha Yemen'i dahil etmiyorum listeye, çünkü ölçüm aletlerimizi maazallah patlatabilir.

Kapat